ben ve geclerimiz hep sevecegiz seni..........

27/9/2009 - AYRILIKTA BİTMELİ..

Kategori: ask

Sevgilim
Ayrılık da Bitmeli Sana sevgilim diyorum.
Ayrılık da sevdaya dahil
Ayrılanlar hala sevgili

Dediği gibi İlhan'ın.

Sevgilim sana sevgilim diyorum bir daha hiç
demeyeceğim içindir belki.

Ayrılmamız neyi değiştirecek ayrılık yüreğimden silip
atabilir mi seni derdin. Kimbilir..

Bu sana son yazışım.
Sözcüklere yüklemeye çalıştığım duygularım
beyaz kağıtların keskin kenarlarıyla nasıl da parçalanıyor böyle.
İlk kez yazmak böyle zor anlatmak bu kadar olanaksız.
İçimde çağıldayan herşeyin sana doğru aktığını duyupta bunu anlatamamak.. Ne acı.

Oysa seni her düşündüğümde sesim zamanın ve mekanın olmadığı görünmeyen
ince ipeksi bir yolda ilerleyip kulaklarına akmadı mı.

Her düşündüğümde seni yapmam gereken sadece izlemekti.
Ruhumun sana akışı o hızlı ama bir o kadar yavaş delice ama bir o kadar sakin
coşkuyla ama nasıl huzurlu bir çağlamaydı onların hepsi.
Hemen duyardın büyük kalabalıklarda iki kişilik yalnızlıklarda
yada gözlerin maviliklere kilitlenmiş.. Duyardın.

Hala duyuyorsun. Şimdi şuan seninle konuşurken ruhunda geziniyorum yine.
Baktığın yerden uzaklaşan bakışlarını o kimselere hissettirmediğin
bir anlık dalgınlığı sadece anın yakaladığı o ince sızıyı.. Kapa gözlerini..

Sen hep duyacak mısın beni ben hep anlatacak mıyım. Bilmiyorum.

Ama madem ayrılanlar hala sevgili ayrılanlar hala sevdalı bu ayrılıkta bitmeli..

Ayrılık.. Ne çok korkardık bu sözcüğe yüklenen anlamdan.
Oysa şimdi anlıyorum ki ayrılığın kendisi değil ayrılmakmış asıl zor olan.
Ayrılmayı başarana kadar yaşanılanlar o kanatan acıtan korkulu bekleyişler..
O kopuşu yaşamak artık başka biri değil sen olan o varlığı olduğu yerden çıkarmaya çalışmak
ağlayarak git artık içimden diyebilmek ama daha derken pişman olup hayır kal ne olur diye yalvarmak..
Ne kadar zordu mabel.. Öyle içimdeydin ki seni ordan çıkarmak kendimi paramparça etmek demekti.

Ayrılık.. O kanlı zafer.. Şimdi paylaştığımız işte bu.
İçimizde o boşluğun büyük acısı yüzümüzde birbirimizin kanı var hala..

Sevgilim
Sevgilim diyorum son kez sana. Bir daha demiyeceğimdendir bu ve bir daha yazmayacağımdan.

Ayrılık da bitmeli..

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

27/9/2009 - ÖYLE İÇİMDESİN Kİ..

Kategori: ask

Öyle içimdesin ki. Yanağımda dolaşan rüzgardan daha gerçek dokunuşların. Küçük, ürkek, kesik dokunuşlarınla, belki de her zamankinden daha yanımdasın. Yani öylesine, o kadar bensin ki. Ah nasıl anlatsam. Boşuna bu çabalarım, doğru kelimeleri aramalarım. Ne kitaplar yazıyor, ne de sözlüklerde karşılığı var. Yalnızca hissediyor insan, yaşıyor. Kelimeler eksik, kelimeler yaralı. Kelimeler cılız.

 Taşımıyor, anlatmıyor, tanımlamıyor bu duyguyu. Ben de. Çok başka bir şey. Sevginin ortasında, derin acılar hisseder mi insan? Aydınlık gülümsemelerin içine, hüznü yerleştirir mi durup dururken? Gözlerine buğu,diline sitem, yüreğine burukluk, çöreklenir kalır mı asırlarca?

 Gelmeyeceğini bildiği mektup için, posta kutusunu hep aynı heyecanla açar mı? Dedim ya, başka bir şey bu. Ne kadar yalnızsam, o kadar seninleyim şu günlerde. Belki de en başta, tutup seni en derinlere koydum diye oldu bunlar. Kimseler ulaşmasın diye, kimselerin bilmediği, bulamayacağı yollara götürdüm seni. En derinlerde tuttum. Bana sakladım. Derine, hep daha derine.

 Seni yapayalnız, bir tek bana bıraktım. Paylaşamadım yanlış yaptım. Sana ulaşan yolları kaybettim diye bütün bu şaşkınlıklar. Kendimi oradan oraya vurmam. Sağımda, solumda, ne zaman dikildiğini bilmediğim duvarlara çarpmam, hiç görmediğim çukurlarla boğuşmam. Denizlerin, gürültüyle gelip vurduğu dehlizlerin, acılı duvarları gibiyim.

 Duvarlarım yosunlu, duvarlarım kaygan, duvarlarımdan hiç tükenmeyen sular sızıyor. Tutunamıyorum. Renklerim, gün içinde değişiyor. Soluyorum, soğuyorum. Güneş ulaşmıyor içerilerime. Küfleniyorum, yaşlanıyorum. Yalnızlıklar peşimde. Dokunduğum her ıslak duvardan, pis kokulu bir yalnızlık bulaşıyor üstüme. Yapış yapış, vıcık vıcık bir yalnızlık bu. Biliyorum, bütün bunlar, hep benim suçum.

 Seni sakladığım yere ulaşamaz oldum. Yollar, gitgide uzadı ve karıştı. Ümidimi ısıtacak, parlatacak, kımıldatacak bir şeylere ihtiyacım var. Ah onun ne olduğunu biliyorum. Sonu sana geliyor her cümlenin. Her şeyin başı içinde ve sonundasın. Bu değişmiyor. Öyle içimdesin ki. Birden aklıma geldi, tuttum sana bir mektup yazdım dün.

 Çok mutluydum. Gün içinde neler yaptığımı, nelere kızıp, nelerle mutlu olduğumu, tek tek anlattım. Mevsimlerin ve insanların nasıl karışık ve beklenmedik olduklarını yazdım.

 "Yine zamansız yağmurlar" dedim, "Daha önce, hiç bu kadar zayıf değildi güneş ışınları" dedim, "Gerçekten buradaki şarkıları hiç öğrenmeyecek, bilmeyecek, söylemeyecek misin?" dedim. Çok uzun bir mektup oldu. Başından sonuna kadar okudum da.

 Neler yazmışım diye merakımdan.

 Sonra çekmecemden bir zarf çıkarıp, adını yazdım. Büyük harflerle, yalnızca adını. Adresini bilsem gönderir miydim, bilmiyorum. Mektup cebimde. Cebim yüreğime yakın. Yüreğim sende. Sen yüreğime yakın. Öyleyse mektup sende.

 Can DÜNDAR

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

12/2/2009 - Aşkta Yarın Yoktur Sevgil



  Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir 
ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur... 
   

Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında. 
   

Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de... 
    Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...  


    Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...  


    Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...  


    İnsan bazen nedensiz yere umutsuzluğa kapılır. Kimselere veremez sevgisini, kimselere kendini anlatamaz, evlere kapanır... Bazen denizler, kıyılar çeker insanı. İnsan bu kapılmayı anlayamaz, oysa çok eski bir yerde yaşanmasından korkulup vazgeçilmez aşkların sızısıdır bu. Bu sızı, bu yenilgi mevsimlerle yıllarla devredilir başka insanlara... Bir insanın yaptığı bir hatanın tüm insanlara yayılması gibi...  


    İşte şimdi biz de sevgili, ya olmadık zamanlarda umutsuzluğa kapılıp, soluğu evlerde alacağız, ya da denizler, kıyılar çekecek bizi. Nasıl biz başkalarının korkaklığını taşıyorsak, başkaları da bizim korkaklığımızı taşıyacak, yenilgimizi, umutsuzluğumuzu... 
    Birazdan sabah olacak... 
    Para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular başlayacak... Bunlar varsa ve bizim için geçerliyse aşk yoktur ve hiç olmamıştır sevgili. Birbirimizi kandırmayalım...  


    Hadi güne hazırlan. Yaşadıklarımızı unutmaya çalış. Aşk bize güvenip verdiği büyüsünü, sırlarını, cesaretini, bilgeliğini ve o ilkel, o yaban ağrısını geri alacak. Bunlar olurken içimiz bir an çok üşüyecek, sonra geçecek...  


    Hadi, oyalanma birazdan yarın olacak... 
    Aşkta yarın yoktur sevgili...

                                                                                        Cezmi ERSÖZ

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

1/2/2009 - SENİ SEVİYORUM...

Kategori: ask



Seni Seviyorum.

Bir çocuk büyüyor Yüreğimde,üşüyerek

Şarkıların varlığını hissederek,acısında kalarak

Seninle olduğu için seviyorum,Şarkılarımızı

Kuşları düşünüyorum karanlığımda,Yok ederek;

Bir gece daha bitiyor sensiz güneşinde kalarak,

İçinde sen herşeyi Düşlüyorum oysa ki,

Seni seviyorum.

Sana benzeyen herkesi,herşeyi,Seviyorum

Senin gibi düşünen herkesi Zeki.

Ve seni tanıdığım ilk günden beri,

Gözlerine bakmadan uyuyamıyorum,

Seni düşünmek istemediğim zamanlarda,

Nefes alamıyorum.

Seni Seviyorum.

Her anım seninle olsun istiyorum,

Uzaktayken sesini,Yanındayken nefesini,Gözlerini Özlüyorum,

Seni Seviyorum.

Seni yaşadıkça benliğimi tanıyorum,

Ne zengin ne de meşhur olmak gibi hayallerim kalmadı,

Gözlerinde kaybolmak,Nefesinde son bulmak kadar istemiyorum hiç bir şeyi

Senin için olunca herşeyde çok güçlü insanıyım,

Ve senin gözünde değerli olmak kadar ilgilendirmiyor diğerleri.

Benim gibi bencil biri...

Seni seviyorum.

Ruhum bedenimden ayrılıyor yanındayken,

Sen bilmiyorsun ama hep susuyorum;

Çünkü adına kurduğum bütün cümleleri unutuyorum,

Nasıl açıklanır bilmiyorum...

Her şeyin bir anda değişmesi,

Güneşin batmak için seni beklemesi...

Seni seviyorum.

Sadece süslü cümleler kurmak için oynamıyor kalemim;

Anlatamıyorum...Susuyorum,

Bir şiir tutup çıkarıyorum bazen içimden;Bazen bir masal,

İki kelimesinden biri sen.bizi anlatıyorum

Bir bilsen nasıl...deliler gibi,bağlanarak

Seni seviyorum....

ALİ GÜMÜŞ...29.01.09.....

 


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

30/1/2009 - sus kimse duymasın!!!!!!!!!

Kategori: ask



Zor günleri sayıyorum,Bu gece her an
Şimdi senden uzak bir kış akşamında Çaresiz,
Vurgun yemiş sözcüklere boğulurken ben,
En olmadık zamanları hatırlıyorum,hayallerinle
Bıraktığın Mutluluklar cebimde,Harcıyorum ÜŞÜYEREK
Sus,kimseler duymasın diyor yürek,Ömrüm çığlıklar atarak...

Beklerken alacakaranlıkta,gözlerine ait teslimiyeti,
Fark etmiyor güneş beni artık,ay ışığı,yıldızlar,Sensiz
Adını anlamlaştıransız olmaz diyorlar,Konuşuyorum, faydasız;
Tanıdık huzurlar arııyorum,Şaşkın gözlere aldanarak
Eski resimlere bakarak,Teselli ediyorum,Gözlerimi
Sus,kimseler duymasın diyor Aşk,acım geçer bir zaman sonra...


Gittin,sevda mültecisiyim ben,esaretinin son deminde yanarak
Ara sıra yakıyorum umutları,ısınıyorum,ezber bozarak
Hissediyorum,varlığımı,varlığını kokluyorum siyah beyaz resimlerde
Ninniler söyleyerek büyütüyorum seni,ağıtlar yakarak gözyaşlarıyla yok ediyorum
Hem var ederek,hem yok ediyorum,ikisini birden yapıyorum,Yinede yeniliyorum
Yanlızım,kabullenemediğim gerçekliğim,biliyorum,Kabullenmek yakıyor beni,
Sus,Kimseler duymasın diyor,Yanlızlığım,gecer diyor sana kalan benim sadece...


Gidiyorum,gitmek en ateşli hastalıktır,bir kaçışa ait kimliksiz duruş misali,
Unutmadan,kararlılıkla,biraz umudu yanımda alarak,katık yaparak,Gidiyorum
Şimdi,aynı zamanlarda,Sen beni acılarımda boğarken,Gittin ya
Kendi alınyazımla ve Yanlızlığımla,Kardeş bırakarak,Gittin ya
Ben gölgemi bırakarak,Yanlız bir kuru sevdayı ararken,Boş caddelerde
Bu dünya da duran,iki sıradan,iki diğer,iki yabancı,mutsuzluklar olduk
İşte bu yuzden Sus diyor,Kaderim,Alınyazım,Ben yazdım,Ben silerim diyor...

                                                                                                         ALİ GÜMÜŞ.(teşekkürler.)

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

19/1/2009 - ARTIK ALDANMAK İSTEMİYORUM

Kategori: ask


Artık aldanmak istemiyorum ....

Artık aldanmak istemiyorum. Beni sevgilerinin ölümsüzlüğüne inandır, korkulardan, şüphelerden kurtar. Hiç aldanmamışların o engin iç rahatlığına hasretim. Ayıkla, arıt beni... Bütün insanlar aldanıyormuş, sürekli bir aldanmaymış yaşamak... Ne çıkar? Ben artık aldanmak istemiyorum ya! Sen ona bak... Onun için seni erişemeyeceğin bir yere çıkarmayacağım, olduğun gibi seviyorum seni. Olmanı istediğim gibi değil... Hiç olamayacağın gibi değil... Neredeysen orada dur... Nasılsan öyle kal...

Bütün mevsimleri bir günde, bütün yılları bir mevsimde yaşamaya razıyım seninle. Yanımda olduğun zamanlar nasıl apaydınlık oluyorum, nasıl içim huzurla doluyor, görmüyor musun? Gözlerimin derinliğine bakma; başın dönmesin... Gelecek günleri düşünme, korkma büyük hazlar yaşamaktan. Erişemeyeceğin hiç bir mutluluk yok. "Yaşadım" diyemeyeceğin hiç bir günün olmayacak benimle...

Hiç aldatma beni, hiç yalan söyleme... Bir gün aldatsan bile; aldandığımı senden öğrenmeliyim önce. O zaman ölsem de mutlu ölürüm, inan... Biraz da olsa inanmış ölürüm.

Aldanmak...
En büyük yıkıntısı iç dünyamızın...

Aldanmak...
Ses veren üç telimizden birinin kopması...

Aldanmak...
O en son fakat en kesin kabullendiğimiz gerçek...

Sen hiç aldatma ne olur!..

Yıkılışım da sevgim kadar büyüktür benim. Bırak, kalbimden ses veren bütün teller ben yaşadıkça sana inanmayı söylesin. Sana kayıtsız, şartsız inanmak olsun; bütün kazancım yaşamaktan. O zaman her şeye katlanırım. Korkulardan, endişelerden uzakta her saniye yaşadığımı bilirim. Çaresizlikler beni korktumaz. Şu aşağılık dünyanın hiç bir acısı seni sevmeyi unutturamaz bana artık.

İnanmak; seni düşündükçe söylediğim bir şarkı olmalı dudaklarımda...

İnanmak; gökyüzünün en karanlık zamanında bile görebileceğim bir yıldız olmalı...

Dağlardan, denizlerden esen serin rüzgarlar gibi, senden gelen bir şey olmalı inanmak. Kimi gün kalem olmalı parmaklarımda, kimi gün kulağımda musuki, gözlerimde ışık olmalı. İçtiğim suda, yediğim ekmekte sana tüm inanmanın tadını duymalıyım. Her sabah ilk ışık, sana inanarak yaşayacağım mutlu bir gün getirmeli bana. İşte o zaman yokluğuna bile dayanabilirim, özlemlerim daha derin bir anlam kazanır. Seni beklerken şüphelerin o kahredici zehiri ile, geciktiğin her saniye bir defa ölmem.

Artık aldınmak istemiyorum. Seni aldatmak zevkinden sonuna kadar mahrum edeceğim. Beni aldatmanın acısını da, sevincini de hiç tattırmayacağım sana. Çünkü, aldattığın zaman; yemin ediyorum yeryüzünde olmayacağım. İnanmışlığım ölüme kadar sürsün, bırak...

Zarımı son defa senin için atıyorum!..

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

29/11/2008 - ........

Kategori: ask

Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,kendimi bulduğumda anladım.
Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
Kendi yolumu çizdiğimde anladım..
Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,dinleyerek değil..
Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım..
Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış,
Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım..
Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
Neden hiç ağlamadığını anladım..
Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım..
Bir insanı herhangi biri kırabilir,ama bir tek en çok sevdiği, acıtabilirmiş,
Çok acıttığında anladım..
Fakat,hak edermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,
Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım..
Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
Yüreğini elime koyduğunda anladım..
''Sana ihtiyacım var, gel ! '' diyebilmekmiş güçlü olmak,
Sana ''git'' dediğimde anladım..
Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek,
Git dediklerinde gittiğimde anladım..
Sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım..
Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman
olmak, Gerçekten pişman olduğumda anladım..
Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş,
Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..
Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,
Beni af etmeni ölürcesine istediğimde anladım..
Sevgi emekmiş,
Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş...

Can YüceL

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

29/11/2008 - SENDEN VAZGEÇMEK KOLAY OLMADI..

Kategori: siir_sevgi

Senden Vazgeçmek Kolay Olmadı
Ellerim, dudaklarım sana böylesine alışmışken,
Gözlerim senden başkasını görmüyorken,
Kalbim yalnız senin için atıyorken,
Baktıgım her yerde seni görüyoken,
En önemlisi seninle hayat buluyorken,
Elbette senden vazgeçmek kolay olmadı...
Ama geçtim,sonunda senden geçtim.
Senden wazgeçtim işte...
Hem zaten bunu istemiyor muydun?
Ne sanıyodun! ne bekliyodun ki!
Bir ömür peşinden koşmamı mı?
Belkide koşardım o kadar ki aşıktım.
Ama sen giderken beni sakat bıraktın...
Peşinden koşamam artık.
Koşacak mecalim yok.
Degil koşmak sana bir adım dahi atamam.
Eğer atarsam bu seferde felç kalmaktan korkuyorum.
Daha fazla gömülmekten, daha fazla acı çekmekten korkuyorum...
Ewet sana aşıktım, aşıgım ve aşık kalıcam...
Ama sadece yüregimin o sessiz sakin kuytu köşesinde.
Bazen bir gürültü kopacak yüregimde,
Bir depermki sarsılacak.
Ama her sarsılışında,
Bir parça daha oturacak yerine...
Aslında merak etmiyorda degilim.
Neden kalbimi çalıp geri verdin,
Ben ikinci el kalbi napayım şimdi.
Artık sana dair bisey olmayacak hayatımda.
Sana benzeyen birşeyde...
Seninde hayatında birçok şey olmayacak,
Ama senin hayatından bişey eksilcegini düşünmüyorum,
Yokluğumu hissetmessin bile...
Sana söylemek istedigim son şey ise bu;
Üç günlük hayatta çok hata yaptım.
En büyük hatamsa seni sevemekti.
Evet seni sevmek bir hataydı.
Ama ben seni sevdigime hiç bir zaman pişman olmadım!!

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

29/11/2008 - SENDEN BAŞKA HER ŞEYİ UNUTACAK KADAR SEVİYORUM SENİ....

Kategori: ask


Hiçbir filiz kendi gölgesinden öte bir yerde ölümü tatmamıştır..”

Ey gözlerime bahşedilmiş mucize,

Ey yüreğime hediye edilmiş Cennet kokusu,

Ey nefesime serpiştirilmiş bir yudum taze hayat,

Kan ter içinde susuz dudaklarıyla ve semâya dönen dualarıyla “ bir avuç deryâ’yı “ dileyen bir Haziran Cumartesi vaktinden düşüyorum sen kokan bu satırları..Vaveylâ eden bir öğle saatinde bulunduğun yerin deli rüzgarlarında düşlüyorum seni..Deli esen rüzgara inat başını eğmeyen gözlerine baka baka seni sevdiğimi haykırıyorum dua dua.... Kulağımda yankılan Cennet şarkılarıyla yeniden huzuru doldururken seni çekiyorum içime.. Toprak kokan benliğimle deniz kokan türkülerin söylendiği yüreğine akıyorum.. Sen mavi bir deryâ, ben sana kavuşmayı arzulayan - ruhi haliyle- Leylâ.. Sana gelen yollarıma sunulmuş tüm engelleri teker teker aşarak sana koşuyorum. Yüreğimde toprak kokusu, yüreğimde sana bir an evvel kavuşma çoşkusu..Hadi sevgiliKapılarını, perdelerini sonuna kadar arala.. Mevcudiyetinin ve geleceğinin tek idamesi / gayesi koca yürekli “ umut “ sayfalarına bir “ Elif “ miktarı “gül”ümse olmaya geliyorum.. Heybemde yetiştirirken her nefesine bir “ Elif “ miktarı huzuru kattığım birkaç sevda gülü ve nefesimde Cennet tahayyülü ile sana koşmaktayım..Yıllarca sana sakladığım yüreğimi benden emin olana “ sana “ katmaya geliyorum.. Yollarım sana, menzilim sana..Kan ter içinde kalan Haziran ayının aksine ben “ senin gözlerinde “ yaşlanmayı diliyorum.Senin mevcudiyetine idrakim tamamdır artık.. Gayri benliğim senin varlığında sonlansın sevgilim…Çünkü biz bir mucizenin gerçeğe en yakın halinde sevdik birbirimizi.. Biz ki; dallarında bir “ Elif “ miktarı huzur, köklerindeki taze umutları taşıyan gül-i râna’nın sevdaya sunulan bir avuç mutluluğuyuz..

Tedavülü çoktan kalkmış bir ömrün peyderpey yeniden yaşatılması değil bizim sevdamız. Bitkisel hayatta yaşayan bir bedene yeniden ömür biçmek degil yaşadıklarımız.. Ayrı gökyüzüne aynı gözle bakan bir sevdanın en yalın haliyiz.. Tümceleri sevda ile nakış edilmiş cümlenin içinde yüreği Cennet kokan bir özneyle ile bir yüklemiz.. Biz ki toprağın suya hasret kaldığı zaman diliminde gökten düşen - bir “ Elif “ miktarı “gül”ümse’yiz.. Şimdi sevme zamanı.. Şimdi kavuşma zamanı..Gökten inen nurun toprakla kavuşmasında temaşa edilen mucizenin kelimelere dökülen haliyiz biz.. Sen ve ben bir’iz..Sen ve ben hep biziz.. Biz ki ;bir “ Elif “ miktarı huzuruz yetim ceylanlara hediye edilen.. Biz ki; taze gülüz nadasa bırakılmış topraklarda yeniden yeşeren.. Ve biz ki, birbirimizin kaderine yazılmış bir ömürlük sevdayız yıllarca kıyıda köşede delice beklenilen…

Nefesindeki hayatla soluklandığım saklı sevdam,

Sevda mucizesinin yeniden tezahür ettiği gözlerine yaşat beni.. Sonra da yeşil Cennetindeki gonca güllerinle sar beni…Hadi sevgili durma öyle.. Mavi bilyelerin cam soğukluğunda üşüyen yüreğimi sıcak şefkatinle kundakla. Üzerinde ütüsüz gömleği bir de yamalı pantolonu ile sana koşan bu adamı ilkokul cağındaki örgülü saçlarıyla siyah- beyaz fotoğraflara bile renk katan yaşı küçük ama yüreği büyük o kahve gözlü kızın yüreğine al..Gözlerinde her gün tekrarlanan bayram sabahlarının güzelliğine kat beni.. Baktığın her gökyüzünde benim gülen yüzümü görebilecek kadar benimse beni..Bir an tıkanan hayatın içinde anlamını idrak edemediğimiz ama onsuz mevcudiyetimizi idame ettiremediğimiz nefesinle sev beni.. İçine çek beni.. Taaa ciğerlerine doldur beni. Uzaklığımı unut, nefesime sokul.. Şah damarlarımdan bir an bile ayrılma sevgili.. Yoğunluktan bitap düşen yüreğimi nefesinle tazelendir.. Hadi el gibi sevgili durma yanımda . Ne olursa olsun yaşat beni yaşadığın sevdanın en yalın zamanında.. Kapı zile basan kişinin aşikâr olmasına inat sen hep benden başka her şeyi unutacak kadar sev beni..

Hadi sevgili.. Bu Cumartesi bana memleketinden güneşler topla heybene..Biraz da deli esen rüzgardan doldur eteklerine..Bana gelirken toz toprak koksun yüreğin… Ellerin ise huzur… Şimdi seni bekliyorum aynı gökyüzünün altında. Sana kanatlanmak üzereyim.. Hicretim sana.. Yollarım sana… Menzilim sanadır..

Unutmadan sevgili.. Gözlerimi kapattım.. Hani her zaman sana dediğim gibi” bir gün gözlerine bir şey olur da bir göz gerekirse karanlıklarına.. İşte bak yine gözlerimi sana verdim.. Kapattım ışıklarımı.. Annemin tülbentiyle perdeledim güneşi.. Sağım- solum karanlık mı sanıyorsun şimdi.. Tut ellerimi şimdi.. Gözlerin ışığım, adımların adımlarım olsun…Hadi gözlerimi kapattım ve kulağımda Cennet şarkılarıyla çoşarken kulağına fısıldıyorum sevgili…

“ Senden başka her şeyi unutacak kadar seviyorum seni ..."
………...

Hep bir “ Elif “ miktarı “gül”ümse ne olur…

Çünkü; gülmek sana yakışıyor.....

Gülümse ne olur…

Gülümsediğin,

Bende yaşadığın,

Beni “ sende “ yaşattığın için

“ Eyvallah sevgili eyvallah….”

Alıntıdır...

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

5/10/2008 - BEN SENİNLE BÖYLE BİR HAYAT HAYAL ETMİŞTİM.....

Kategori: ask


Seninle yaşlanmak istiyorum. Seneler geçsin, sen beni bil, ben seni bileyım istiyorum. Benim olduğu kadar dostlarının, dostlarının olduğu kadar benim ol istiyorum. Nice sıkıntı ve zorluk yaşayıp anlatalım.

 Yaşayalım kı, öğrenelim hayatı ve destek çıkmayı. Birbirimizin omuzlarında ağlamalıyız. Sen çok dertlenip, içip, arkadaşlarınla eve gelmelisin. Paylaşmalı ve beraber sıkılmalıyız. Öyle ki, yalnız sıkılmak sıkmalı bizi.

 Yaşayalım ki, paramız olunca sevinelim. Güzel günlerimizi, evimizde, bır şişe şarap ve pijamalarımızla kutlamalıyız. Ya da bazen dostlarla ucuz biralar içerek... Böylece yaşamalıyız işte.

 Sonra çocuğumuz olmalı, düşünsene, senin ve benim olan bir canlı. Geceleri ağladıkça sırayla susturmalıyız. Sen arada mızıkçılık yapmalısın. Ve ben söylenerek sıranı almalıyım. Yorgun olduğum için yemek yapmamalıyım, söylenerek yumurta kırmalısın. Hava soğukken birbirimize sıkıca sarılıp yatmalıyız.

 Zaman su gibi akıp giderken, herşey yaşanmış bir hayatımız olmalı. Herşeye rağmen hiç bıkmamalıyız birbirimizden. Mutlu da olsa, kötü de olsa, yaşadığımız günler bizim günlerimiz olmalı. Saçlara düşünce aklar ya da gidince aklar, çocukları güvence altına alıp gitmeli bu şehırden.

 Kavgasız, her sabah gürültüyle uyanılmayan, sessiz bir yere gitmeliyiz. Geceleri balkonda denizi seyredip, sandalyelerimizde sallanmalıyız. Eve gelip, benden kahve istemelisin. Çocuklar gelmeli zıyaretimize, geçmışteki hareketli günlerimizi anımsamalıyız...

 Öyle sevmelisin ki beni, bu yazdıklarım korkutmamalı seni. Tebessümler açtırmalı yüzünde. Bir gün bu hayatı bırakıp giderken, sadece mutluluk olmalı yüzümüzde, birbirimizi sevmenin gururu olmalı "herşeyde".

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Ben hüzünlerle sevdim şiirleri Ben hüzünlerle büyüttüm kendimi Küçükken gamzelerim vardı benim Büyüdükçe hüzne sattım hepsini.

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

reef
ayhanim01
dolunayayazi
saclariniz
yuksektopuklar
busecegunler
faruqq
sbullock
webmasterkaynaklari
farenjitnedir
turkmenkizi23
teknikpcdersleri
polatdolunay
kesintisizguckaynagi
ahmetcan89
myalaza